Memento / Akıl Defteri (2000) | İnceleme

3


Bu sefer sadece inceleme yapacağım, başlıkta da yazdığı gibi… Genelde kendimi tutamayıp, kısaca özetini de yazıyorum yazılarımda. Ancak bu sefer eskiden izlediğim bu film için yalnızca bir inceleme yazısı yazacağım.

Hikayenin tersten anlatıldığı Memento, hikayenin sonunu öğrendiğinizde değil de başını öğrendiğinizde şaşıracağınız bir film. Filmin başlangıcında Leonard (Guy Pearce), kötü adımı öldürür ve hikaye biter. Ancak sonraki sahnede, o adamla buluşmasını ve konuşmalarını dinleriz. Bu sahnenin sonunda da adam ölür ve sahne biter. Daha sonra bu sahnenin bir öncesindeki parçaya gideriz ve o adamla buluşmak için otelden ayrıldığı kısmı izleriz, sonra adamla buluşurlar ve sahne biter… 

Yani izlediğimiz sahnenin başı, bir önceki sahnenin sonu olacak şekilde farklı farklı kesitler izleriz filmden. Peki bu kesitler nerede başlar nerede biter? İşte filmin olayı da bu aslında. Leonard en son karısının öldürüldüğünü ve kafasına sert bir cisimle vurulduğunu hatırlamaktadır. Kafasından aldığı bu darbe sonucunda uzun süreli hafızasını kaybetmiştir. Bu yüzden de kafasına vurulmadan önceki son anılarını hatırlar sürekli. 

Bu ters zaman akışında izlediğimiz kesitler Leonard’ın, karısının ölümünü görmesiyle ve sonra kendine gelmesiyle başlar. Sonrasında vücudundaki dövmelere şaşkın bir şekilde bakar. Dövmeleri, bir sonraki uyanışında kendisine rehber olması için yapmıştır. Bu dövmeleri her seferinde yeniden keşfederek, ne yapmakta olduğunu hatırlatır kendisine. Amacı; karısını öldüren adamı bulmak ve onu öldürmektir. Her kesitte biraz daha bilgi edinerek yol alır. Bu bilgi edinme yolu; hem vücuduna yeni bir dövme yaparak, hem de tanıştığı insanların fotoğraflarını polaroid makineyle çekip fotoğraflara o kişi hakkında öğrendiklerini ve kendi hislerini yazarak gerçekleşir. 

Mesela birinin fotoğrafını çekip altına ismini yazar. Eğer bir yalanını yakalarsa arkasına da “Yalancı, güvenme” şeklinde bir not düşer.

Filmin yapısı kısaca bu şekilde. İnceleme yazacağım dedim fakat filmin yapısından bahsettim. Yine incelemenin ötesine gitti biraz. Ama bu yazdıklarım, yani filmin yapısı hoşunuza gittiyse açıp izlemenizi tavsiye ederim. Çünkü alışıldığın dışında bir ilerleyiş şekli var ve bunu da güzel bir şekilde yapabilmişler.

Ben bu film için de “Kesinlikle İzlenmeli!” diyorum.

Bir hayli yüksek bir katılım ve yüksekte bir puan. Kesinlikle hak ediyor…


Leave A Reply

Your email address will not be published.